ERTELEMEK VE KAYBETMEK

 ERTELEMEK VE KAYBETMEK

Hayatta hepimizin kaybettiği veya kaybettiğini düşündüğü şeyler olmuştur. Peki, biz kaybettik mi yoksa erteledik mi? Aslında hayatta kaybettiklerimizin çoğu ertelediklerimizden ibaret olmuştur. Duyguları ve düşünceleri ertelemek, tozlu raflara yollamak ve sonra o raflarda unutmak kaybetmemize yol açmış olabilir mi sizce de. Hayat boyu ertelediğimiz unuttuğumuz birçok şey ilerde kaybettiğimiz olgulara dönüşmüştür. Yani kaybettiklerimiz ertelediklerimizden ibaret olmuştur. Hayatta kendimize şans vermek yerine kendi şansımızı çiğnemeyle o kadar meşgul olmuşuz ki kaybedene kadar bizim için değerli olup olmadığını bile anlamamışızdır çoğu şeyin. Öyleyse bundan sonra şapkamızı önümüze alıp düşünme zamanı değimlidir artık. Kaybetmeden önce düşünmek ertelemek yerine öncelik tanımak ve daha sonra keşke demek yerine iyi ki demek daha güzel olmaz mı? Aslında tozlu raflar yerine temiz sayfalarda yer açmak kaybetmemek için yeterli olacaktır. Hayatın her alanında bu olguyu oluşturmak mutlu olmak için bir nebzede olsa yetecektir. Şöyle düşünebiliriz aslında hani derler ya ” Bugünün işini yarına bırakma” yani erteleme. Erteleme olduğu zaman kaybetme durumu oluşacaktır. Nasıl ki iş hayatında prosedürleri ertelemek ve unutmak işimizi kaybetmemize neden oluyorsa normal hayatta da olacaktır. Bu nedenle ertelemek yerine öne alalım ve kaybetmeden değerini anlayalım her şeyin. Böylece hayattan daha çok tat alalım.

Yorum Yap

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.