GÖĞÜS KAFESİMDEKİ KUŞ

 GÖĞÜS KAFESİMDEKİ KUŞ

Bu sabah kahvaltı hazırlarken bir kuş geldi mutfak balkonumuza. Sonra beni gördü ve geri gitmek istedi. Gitmek isterken balkon kapısının camından uçmaya çalıştı.Cama çarpıp durdu. Cam olduğunu anlayana kadar çırpına çırpına harap oldu. Sonradan farketti. Biraz daha aşağıdan uçsa kapıdan özgürce gidecekti.

Onu göğüs kafesimde beslediğim kuşa benzettim. Bazen bir şeylerden korkup kaçtığım zaman önümü gördüğümü zannedip çırpınıp duruyorum. Mücadeleyle halledebileceğime inanıyorum.Halbuki biraz durup düşünsem farkına varsam bu kadar çırpınmama bile gerek kalmayacak belki de.

Bir işe koyulduğumuz zaman her şey mükemmel diyebiliriz veya her şey berbat gidiyor da diyebiliriz. Fakat bu gördüğümüz şeylerin doğruluk payı nedir? Acaba hakikati gerçekten görebiliyor muyuz? Gözardı ettiğimiz gerçeklerle yüzleşiyor muyuz? Veya oturup düşünüyor muyuz?

Korku girdabından kurtuluşa koştuğumuzu sanarız. Pencerelerin camlarını görmemek için ısrar mı ediyoruz acaba? Önünde cam var biraz durup düşünsen belki göreceksin. Plansız ve kendini tanımadan yapılan bir kurtuluş zafer getirmez. Elde kalan boşa giden zamandır sadece.

Geri gelmeyen iki şey vardır. Biri zaman diğeri ise ağızdan çıkan söz. Eski zamanlarda taşları sopaları elleriyle fırlatan insanlar, elleri yerine ağızlarıyla anlamlı sesleri sözleri fırlatmaya başladılar. Daha etkili bir araç olduğunu keşfettiler. Diyeceğim o ki dur, düşün ve söyle😊

Yorum Yap