Dijital Para Nedir? Özellikleri Nelerdir?

1980’lerin sonunda, Avrupa’da benzin istasyonlarını hırsızlığa karşı korumak için, akıllı kartlara para yüklenmesi ve bu paralarla yakıt alınabilmesi elektronik ödemenin ilk örneklerinden sayılır. Yine o tarihlerde, Albert Heijn isimli bir perakendeci, müşterilerinin banka hesaplarından doğrudan ödeme yapabilmeleri için bankalara baskı yapıyordu. Bu baskı sonucunda, şimdilerde herkesin bildiği POS (Point Of Sale) cihazları ortaya çıkar.
 Dijital Para Nedir? Özellikleri Nelerdir?

DigiCash, Amerikalı şifreleme yazılım uzmanı David Chaum tarafından geliştirilen ilk merkezi olarak yönetilen kriptografik elektronik ödeme sistemidir. Bu sistemin en önemli avantajı, kullanıcılara anonimlik sağlamasıydı. DigiCash tam anlamıyla bir para birimi değildi, ancak taraflar arası transfer işlemlerinin gizli ve güvenilir yapılmasını sağlayan bir araçtı. Ancak bu sistemi geliştiren şirket 1998 yılında batar. DigiCash’in hemen ardından elektronik ödeme sistemi olarak First Visual ve PayPal kullanılmaya başlanır. PayPal sistemi dijital para olarak gerçek para birimine dayanır ve devletlerin yasal yükümlülüklerine uyumludur.

Cyril Rolando, Follow Our Rules

Bankalar ekonomi için halen kritik öneme sahip, kanunlarla ayrıntılı olarak düzenlenmiş, kredi vermede tekel konumunda ve dünyanın en büyük ödeme sistemlerine geçit noktası olan kuruluşlardır. Fakat finansal teknoloji şirketlerinin güçlenmesiyle finansal ekosistem değişmeye başlar. Öncelikle 2008 yılındaki bankacılık krizinden sonra bankalara olan tüketici güveni sarsılır. Kişiselleştirilmiş hizmetlerin sunulmasına olanak sağlayan mobil cihazların gün geçtikçe daha çok kullanılması, bankaların müşterilerle yüz yüze iletişimden dolayı sahip oldukları avantajı erozyona uğrar. Buna ek olarak, dünya çapında şeffaf ve yüksek erişime sahip veri tabanlarının kurulması, finansal teknoloji firmalarının bankalarla rekabet etmede başarılı olmalarına neden olur.

Dijital paralar kâğıt paraların temsili olup, elektronik olarak saklanır ve transfer edilebilir. Her yerde bankaların olması, elektronik paranın yaygın kullanılması, dijital parayla gerçek fiziki paranın arasındaki farkı azaltmaktadır. Bilişim teknolojilerinin gelişmesi ile gerçek altın kullanımından, altına dayalı kâğıt paraya ve sonrasında ise dijital paraya geçiş mümkün olabilmiştir.

İnsanlık tarihiyle paranın değişimi sürmektedir. Günümüz dünyasında fiziksel para artık yerini dijital paraya bırakmak üzere. Dijital para işlemleri merkezi bir güç, otorite veya programa bağımlı ya da bağımsız olabilir. Bir Amerikan firması 1990’ların sonunda Karayip banka sisteminde gerçek altın karşılığında elektronik altın hesabı oluşturur ve ayrıca müşterilerine altın kredisi açar. Oluşturulan bu elektronik altın hesabı sistemi kısa zamanda saadet zincirlerinin ve dolandırıcıların, kara para aklayıcılarının odağı haline gelir ve bu yönüyle devlet otoritelerinin dikkatini çeker. 2006 yılında kurulan Liberty Reserve Doları/Eurosu da dijital para sistemi olup, kara para aklama yüzünden kapatılır.

Sanal para birimlerini sınıflandırmak kolay değildir, zira bu tarz bir değerlendirme yapmak için çok sayıda ölçüt kullanmak mümkündür. Ekonomi açısından değerlendirmek için reel para ve reel ekonomi ile ilişkisi bir kıstas olarak alındığında karşımıza üç çeşit sanal para şeması çıkar.

1. Kapalı sanal para şeması: Bu şemada sanal para birimlerinin gerçek ekonomi ile neredeyse hiçbir bağı bulunmamaktadır. Elde edilen para en azından teorik açıdan sadece kapalı sistemler üzerinde sanal mal ve hizmetlerin alışverişinde kullanılmaktadır. Bu açıdan bu şemaya sahip olan sanal para birimleri “oyun içi” olarak tanımlanabilir.

2. Tek yönlü akışa sahip sanal para şeması: Bu şemada sanal para birimleri sabit ya da değişken kurlarla reel para ile elde edilmekte ancak sonrasında reel paraya dönüştürülememektedir. Bu tarz para birimleri ile genelde sanal mal ve hizmetler satın alınıyor olsa da; gerçek mal ve hizmetlerin satın alınmasında kullanılması da mümkündür.

3. İki yönlü akışa sahip sanal para şeması: Bu şemada ise yine sabit ya da değişken kurlarla sanal para elde etmek mümkün olmakla birlikte yine elde edilen bu sanal paraların gerçek paraya dönüştürülmesi olasıdır. Reel ekonomi ile karşılıklı işlem yapılması açısından bakıldığında, bu şemaya sahip sanal para birimlerinin konvertibiliteye sahip herhangi bir reel para biriminden bir farkı bulunmamaktadır.

 

İllüstrasyon: Anne Wernikoff

Kripto para birimi, yapısında kriptografiyi (şifreleme bilimi) kullanan para birimleridir. Kriptoloji, paranın yaratımı sürecinde ve kendisiyle yapılan işlemlerin güvenilirliğini sağlama süreçlerinde kullanılır. Kripto para birimlerinin teorik alt yapısı ise 1998 yılında Wei Dai tarafından ortaya konulur.

İlerleyen yıllarda peer-to-peer (P2P), yani işlemlerin bir ağ dahilinde bulunan katılımcıların ortaklaşa çalışması ile gerçekleştirildiği, merkezi bir yapının olmadığı dağıtık sistemler ortaya çıkar. Bunu başaran ilk model olan Bitcoin, Satoshi Nakamoto tarafından 2008 yılında inovatif bir ödeme sistemi ve yeni bir dijital para birimi olarak önerilir. Yaygın olarak kullanılan Japon isim ve soy ismi olan Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliği, 2008 yılından beri belirsizliğini korumaktadır. 2010 yılında Nakamoto, kaynak kodlarını ve ilgili domainleri Gavin Andresen ve diğer Bitcoin topluluğunun önde gelen üyelerine devrederek projeden çıkar. Nakamoto 2012 yılındaki P2P Foundation profilinde, Japonya’da yaşayan 37 yaşında bir erkek olduğunu belirtse de, İngilizce’yi mükemmel kullanması İngiliz kökenli olduğu iddialarının çıkmasına neden olur. Bazı kişilerin Nakamoto olduğu düşünülse de, bu insanlar iddiaları reddeder. Son olarak 2 Mayıs 2016’da, Avusturalyalı girişimci Craig Wright, kendisine işaret eden bazı bulgular neticesinde Nakamoto olduğunu kabul eder; ancak bu ilanın büyük şüpheyle karşılaşması, ortaya çıkmaya hevesli olmayan Wright’ın ispat için yeterli cesareti olmadığını söyleyip özür dileyerek kabulünü geri çekmesine neden olur. Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliği ve ismin tek bir kişi veya bir grup tarafından mı kullanılıyor olduğu halen

BTC olarak kısaltılan Bitcoin, piyasa kapitalizasyonu, işlem adedi, kullanıcı sayısı gibi ölçütler çerçevesinde alanında önde gelen ve bilinirliği en yüksek kripto para birimidir. Bundan dolayı Bitcoin diğer kripto para birimleri arasında öne çıkar.

Bitcoin ağına dahil olan kullanıcılara ait olan Bitcoin adresleri arasında para transfer işlemleri gerçekleştirilir. Para transferi yapmak isteyen bir kullanıcının yapması gereken, bunu belirli bir mesaj formatında ağa duyurmaktır; eğer işlemin geçerliliği için gerekli şartlar sağlanıyorsa işlem onaylanarak gerçekleşmiş kabul edilir. Kullanıcıların gerçek kimliklerini paylaşma zorunlulukları yoktur. Dışarıdan görülen, Bitcoin adresleri arasında para akışları olduğudur, ancak hangi adresin kime ait olduğu bilinmemektedir; bu yapısı ile borsa işleyişine benzemekte ve kişisel gizliliği bir ölçüde sağlayan bir yapıya sahip olmaktadır. Merkezi bir yapının olmamasıyla beraber işlemlerin yönetilmesi ve onaylanması Bitcoin kullanıcıları tarafından kolektif olarak gerçekleştirilir.

İşlemlerin onaylanması, “mining” adı verilen süreç ile gerçekleşir. Süreçte “miner” adı verilen Bitcoin kullanıcıları yeni duyurusu yapılan ve onaylanmayı bekleyen işlemleri blok yapısı içerisine toplayarak, o bloğun geçerli olması için çözülmesi gereken algoritmik bir problemi çözmek için işlemsel güç harcayarak yarışırlar. Problemi ilk çözen ve blok yapısını tamamlayan miner, bloğunu zincirin sonuna eklemeye hak kazanır ve bununla beraber, ödül olarak blok başına tanımlanmış bitcoin ödülünü de elde eder. Bu şekilde, mining süreci ile aynı zamanda bitcoinlerin piyasaya sürümü de gerçekleşmiş olur. Yani bitcoinlerin fiziksel karşılılığı bulunmamakta, harcanan işlemsel efor, bir anlamda paraya dönüşmektedir.

Bitcoin para biriminin en küçük değerli birimi ise bir bitcoin’in 100 milyonda birine eşittir (0.00000001 BTC) ve ismini Satoshi Nakamoto’dan alarak Satoshi olarak adlandırılır. Bitcoin, işleyiş açısından dolar, euro gibi bir para birimi olarak görülebilir; herhangi bir para birimi karşılığında alımı ve satımı gerçekleştirilebilmekte, kabul eden işyerlerinde karşılığında ürün-hizmet alımı ve satımı yapılabilmektedir.

Günümüzde, Bitcoin ve getirdiği block chain yapısı en gözde finansal teknolojilerin başında gelmektedir. Bitcoin’in ana yapısı block chain olarak adlandırılan, yapılan tüm işlemleri içeren zincir yapısıdır ve herkese açık ve erişilebilirdir. Block chain, tek ve ortak paylaşılan bir işlem geçmişi olarak bulunur. Block chain yapısında, onaylanmış işlemler bir blok yapısı içerisinde toplanarak zincirin sonuna eklenmektedir.

Blockchain ve kripto teknolojisi, bu ağa bağlı her makinenin diğerleri ile şifreli olarak konuşmalarını sağlar. Ana olarak yapılan herhangi bir işlemi, örneğin bir para transferini ve bu işlem sonucu oluşan son durum bilgisini aralarında paylaşır. Aynı bir bankanın yapılan bir havale için gönderenin hesabından parayı düşüp, alıcının hesabına gelen parayı eklemesi gibi. Tabii Blockchain bu makinelere konuşmanın ötesinde kendi aralarında anlık olarak “Evet, bu işlem olmuştur” şeklinde teyit vermelerini sağlayan bir mutabakat mekanizmasıda sunar. Bu çok önemli, çünkü daha önceden güveni sağlamak için bir aracıya (ya da otoriteye) ihtiyaç duyulurken, artık bu güven makineler arası mutabakat sayesinde otomatik olarak sağlanır. Yani Blockchain teknolojisi, merkezi yapıların elinde olan güven unsurunu, güvene duyulan ihtiyacın minimize edildiği, merkezi olmayan bir yapıya taşır. Kripto paralar da, bu teknolojinin tabiri caiz ise ilk çocuğu.

Karon Melilo Devega, Money Laundering

Bitcoin sonrası bu tarz dağıtık dijital para modelleri ve birimleri alternatifleri çoğalmıştır; günümüzde kriptografik yapıları kullanan ve kripto para olarak adlandırabileceğimiz 12 milyar doların üzerinde pazara sahip olan 600’den fazla dijital ve kripto para birimi bulunmaktadır. Bu modellerin bazıları tamamen dağıtık çalışırken, bazılarında ise merkezi otoriteler bulunmaktadır, modeller farklı kriptografik yapıtaşları ve algoritmalar kullanan tasarımlara sahip olmakta ve modellerin sağladığı güvenlik kullanıcı gizliliği, hız ve ölçeklenebilirlik farklı seviyelerde olabilmektedir

Kripto para birimleri, Avrupa Merkez Bankası tarafından ortaya konulan para matrisine göre regüle edilmeyen ve dijital formatta bulunan sanal para birimleri kategorisinde değerlendirilebilir. Buna göre regüle edilmeme durumu, para biriminin herhangi bir merkez bankası, hükümet ya da benzeri resmi bir kurum tarafından düzenlenen bir yapıda olmadığını belirtmekle birlikte dijital formata sahip olması paranın teorik olarak herhangi bir fiziksel materyal ile temsil edilmeye ihtiyaç duymadığını ifade eder. Basılması için herhangi bir merkezi otoriteye ihtiyaç duymamakla birlikte saklanması için ticari bir bankanın varlığına ve transferi için de bir elektronik para transferi şirketine ihtiyaç duymaz.

Sanal para neden çıktı? Dünyada zaten yeterince farklı cins para var. Neye yarayacak diye sorulabilir. Ancak, dünya nüfusunun şu anda ciddi bir kısmının para sistemine katılımı yok. Yurt dışında yaşayanların bildiği gibi, ilk yerleştiğinizde oradaki finansal sisteme girmeniz için bir süre gerekir. Bir de zorla yerinden edilmiş, ülkesini terk edip başka bir ülkede yaşamaya başlamış, son yıllarda sayıları milyonları aşan insanların, geride bıraktıkları ya da başka bir ülkede yaşayan ailelerine para göndermek için yaşadıkları sıkıntıları ve girdikleri masraflar söz konusu. Bunun yanında, bir ülkeden diğerine yaptığınız para gönderiminin SWIFT sisteminde birkaç gün sürmesi, ortaya çıkan zaman kaybı, getirdiği bürokrasi nedeniyle enerji kaybı ve yüksek maliyet sonucu oluşan para kaybını da unutmamak gerek.

Kaynak
Bitcoin Ekonomisi: Bitcoin EkoSisteminden Doğan Yeni Sektörler ve AnaliziBitcoin ile Dünya ve Türkiye’deki Dijital Para Çalışmaları Üzerine Bir İnceleme, ğYeni Dünya Düzeninde Sanal Para Bitcoin’in DeğerlendirilmesiSemaye Piyasası Kurulu Araştırma Dairesi- Kripto Para BitcoinSorularla BlockchaınSanal Para TCMB

Yorum Yap