ONLAR GİTTİLER

 ONLAR GİTTİLER

Heyecanlarımıza kramp koydular

Ayak tabanlarımızı kanattılar

Susayan çiçeklerimizi kanattılar

Ihlamur kokulu şifa bekleyen yüzümüze acımadılar

Onlar sandalyemizin ayağını kırdılar

Tükettiler kalem uçlarımızı, mürekkebimizi kuruttular

Saatlerimizi kordonsuz, fotoğraflarımızı çerçevesiz, kapılarımızı kolsuz bıraktılar

Yıllarımızı geriye sardılar

Yoklukta var olamadılar, varlıkta da olmamalılar

Onlar bırakıp gittiler

Çocukların uçurtmalarını kopardılar

Ardında ölüler bırakıp gittiler

Tarak gibi parmaklarımızı ellerinden ayırdılar

Sokak sokak akan gözyaşlarına sebep oldular

Beyazı siyaha buladılar, renklerimizi kirlettiler

Anneden babadan ayırdılar, masumiyetimizi kullandılar

Canı candan saymadılar

Güzelim gözlerin ışığını kestiler

Onlar yok oldular, umutları çaldılar

Kalbimizde yanan ateşi söndürdüler

Gözleri uykusuz bırakıp gittiler

Sesi soluğu keserek gittiler

 

Sadece gitmekle mi kaldılar?

Avuç içi çizgilerimizi silerek

Parmaklarımızı birbirinden ayırarak gittiler

Neyimiz varsa alıp gittiler; kalbimizi, çocukluğumuzu, sevincimizi, yarınlarımızı…

Biz onlara ısındık, onlar başkalarına yağdılar

Dinmeyen sancıların affedilmeyeceğini geç fark edecekler

Onlar bir daha asla dönmemeliler

Yollar uzayacak, yıllar uzayacak

Onlar gelmemeliler

Yanaklardan daha hızlı akmalı acılar

Ağlamayı kesmek için daha çok ağlamalıyız

En sağlam yerimizden kırdılar

Onlar gözyaşlarımızı silmemeliler

Yorum Yap