Ferhan Şensoy ve Tiyatronun simgesi Kavuk hikayesi

1800'lü yılların sonunda Orta oyunundaki Kavuklu'ya benzer bir tiplemeyi canlandıran ve saçı olmadığı için "Kel" lakabıyla anılan Hasan Efendi, oyunlarında kullandığı kavuğunu çırağına, yani Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun son temsilcisi olarak kabul edilen İsmail Hakkı Dümbüllü'ye teslim etti.

Dümbüllü 1960'lı yıllarda ''Kanlı Nigar'' oyunundaki performansıyla büyük beğeni kazanan usta oyuncu Münir Özkul'u sahnede izledi ve ona kendisinden sonra kavuğu taşımasını istediğini söyledi.

Türk tiyatrosunda güldürü geleneğinin bir simgesi olan Kel Hasan Efendi Kavuğu’nun hikayesi, Ferhan Şensoy’un yaşamını yitirmesinin ardından bir kez daha hatırlandı. Kavuk, tiyatronun ustalık nişanı olarak da niteleniyor.Tuluat oyuncusu Kel Hasan Efendi’nin İsmail Dümbüllü’ye, onun da Yeşilçam’ın usta oyuncularından Münir Özkul’a devrettiği kavuğu yaklaşık 30 yıl boyunca Ferhan Şensoy taşıdı.

Kavuk’un hikayesi

Münir Özkul, 1968’den itibaren taşıdığı kavuğu 1989 yılında Ferhan Şensoy’a devretti.

Ferhan Şansoy’un 2016’da kavuğu devrettiği Rasim Öztekin, Mart ayında hayatını kaybetmişti. Öztekin, 2020’de kavuğu rahatsızlığı nedeniyle Şevket Çoruh’a devretmişti.

2018 yılında hayatını kaybeden Münir Özkul’un deyişiyle bu kavuk, “600 senelik bir kültürün, bir temaşa sanatının, tuluatın” da bir sembolü niteliği taşıyor.

Nesilden nesle törenlerle devredilen kavuğun gerçeği ise Kel Hasan’dan, Dümbüllü’ye verilmişti. Daha sonraki devir teslim törenlerindeki kavuk ise simgesel bir anlam taşıyor.

Kavuk, onu taşıyan her bir sanatçının yeni simgesel anlamlar yükleyip yeni değerler kattığı, meydanlardan sahnelere taşınan tiyatro geleneğini gelecek kuşaklara da aktaracak bir ustalık nişanı olarak görülüyor.

Yorum Yap