Ayrılığın Hikmeti

 Ayrılığın Hikmeti

Ayrılık: insanın kendisine, insanlara ve hayata dair duygularına ara vermesidir. Bu ara dönem, kişinin kendini sorgulaması ve kendini tekrar inşa etme sürecidir. Yoksa, hayata ve kendine karşı bir kopma ve küsme değildir. Hayatın inşasında, yanlış yapılanmanın önüne geçmek için bazen sorunların baş göstermesi gerekir ki yanlışlık ve hatalar fark edilebilsin. İşte bu yanlış ve hatalara insan ilişkilerinde dur demenin bir adı da ayrılıktır. Ayrılığın ilk anları, kişi kendisiyle sinir savaşı yaşar. Duygular alt üst olur. Ve genelde intikam sesleri yükselir. Kişinin kendini haklı çıkarma mekanizması harekete geçer. Geçmiş kendini haklı çıkarma adına gözden geçirilir. Geçmiş, kişinin ben iyi idim, neden bunları hak ettim arenasına dönüşür. Bu anlarda kişi sağlıklı düşünemediğinin zaman diliminde yaşar. Çünkü olay sıcaktır. Ve can yakmaktadır.

Zaman her şeye ilaçtır, desturu burada haklılığını ortaya koyar. Zaman ilerledikçe duygular sakinleşir, fırtınalı ve dalgalı duygular daha az sert çarpmaya başlar. Düşünceler intikam ve haklıyım mekanizmasını yavaş yavaş terk eder. Sağlıklı bir bireyde yaşanması doğal olan bir ruh halinin aşaması devreye girmiştir.

Kişi zamanla daha derli toplu düşünmeye başlar. Artık tek taraflı haklıyım söylemini bir kenara bırakır. Ve iki kişilik düşünmeye başlar. Öfke, merhamete dönüştür. İntikam hissi yerine sevginin güzelliğine bırakmıştır. Geçmiş yaşanan, paylaşılan dakikalara dönüşür.  Anlık öfkelerin ve incir çekirdeğini doldurmayan ama an itibaren ciddi bir sorun gibi görünen şeylerin saçmalığı gün yüzüne çıkar. Pişmanlık bütün bedeni sarar. Özlem kalbin derinliklerinden bir volkanın alevlerini fışkırması gibi fışkırarak bütün bedenini kuşatır. Bir heyecan ve özlem karışımı duygu hali kişiyi alıp, uzaklara götürür.

Dedik ya ayrılık, bir dinleme sürecidir. Akıllı davranan, çevrenin gazına gelmeyen, öfkesinin esiri olmayan için. Kendisini ve ilişkisini okumasını bilenler için ayrılık bir nimettir. Kendi gerçeğini görmesi açısından tabi. Evet, insan, çoğu kere daldığı hayatın ayrıntılarında kaybolur ve yüklendiği sorumlulukları ihmal etmeye bazen de unutmaya başlar. Ama musibetler bu kayboluşun önüne geçmek içindir.

Ama değer kıymet bilmeyen, geçici heveskarlar içi musibetler, beladır. Altında kalkılamayacak bir enkazdır. Aklıselim için musibet bir nasihattir, derstir. Kendine düşüne bunu alıp, hayatındaki gedikleri kapatmasıdır. Yoksa gedik üzerine gedik açmak değildir ayrılık.

Ayrılık, dönüştür. Pişmanlıklarıyla, tazelenmiş duygularıyla, yeni heyecanlarıyla, yeni kararlarıyla ve yeni bir insan olmaya adaylığıyla bir dönüştür. Dönüş, zayıflık değildir. Dönüş, gülünecek bir hal değildir. Dönüş, kişinin kendisiyle hesaplaşıp, hataları telafi edeceğine olan inançtır.

Şayet, ayrılık dönemi, belirtilen şekilde bir okumaya dönüşmemişse dönüş tekrar tekrar hataların devamı demektir. Sonuç ise, bir önceki durumdan daha kötü olabilir.

Yorum Yap