Türk romanının son kabadayısı: Kemal Tahir Hayatı ve Eserleri?

 Türk romanının son kabadayısı: Kemal Tahir Hayatı ve Eserleri?

Kemal Tahir, (d. 13 Mart 1910, İstanbul – ö. 21 Nisan 1973, İstanbul) Türk romancı, yazar. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir’dir.

Türk edebiyatının en üretken roman yazarlarından birisidir. Sol dünya görüşüne sahip olan yazar, Marksizm’i Türk toplum yapısına uyarlamak için toplumu anlamaya çalışmış, edindiği bilgileri romanları yoluyla okuyucularına aktarmıştır.

İstanbul’da doğan Kemal Tahir’in babası bir deniz subayı ve aynı zamanda Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerindendi. İlkokulu değişik okullarda tamamlayan Tahir, Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nden 1923 yılında mezun oldu. 1930 yılında onuncu sınıfta iken Galatasaray Lisesinden ayrıldı. Bir süre avukat katipliği ve ambar memurluğu gibi işlerde çalıştı. Daha sonra İstanbul’a döndü ve Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmen, röportaj yazarlığı, çevirmenlik yaptı. Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreterlik, Karagöz gazetesinde başyazarlık ve Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü görevlerinde bulundu.



Nazım Hikmet’le beraber Donanma Komutanlığı askeri mahkemesinde yargılandı ve askeri isyana teşvik suçuyla tutuklanarak 15 yıl hapse mahkum edildi. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya ve Nevşehir cezaevlerinde toplam 12 yıl hapis yattı. 1950 yılında genel af yasasından yararlanarak serbest kaldı. İstanbul’a döndükten sonra, bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini yaptı. 6-7 Eylül olayları sırasında tekrar tutuklandı ve Harbiye cezaevinde 6 ay hapis yattı. 1957 yılında Aziz Nesin’le birlikte “Düşün Yayınevi” ni kurdu ve 14 ay yönetti. İlk önemli eseri olan ve dört bölümden oluşan “Göl İnsanları” adlı uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı. Bu eser 1955 yılında kitap olarak basıldı. Yine aynı yıl basılan “Sağırdere” romanıyla adını duyurdu. 1960′tan sonra tümüyle edebiyata ve özellikle de romana yöneldi. 21 Nisan 1973 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.
Kemal Tahir edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931 yılında “İçtihad” dergisinde yayınlandı. Yeni Kültür, arkadaşlarıyla birlikte kurdukları Geçit, Var, Ses dergilerinde şiirleri çıktı. Eserlerinde yalın bir dil kullandı. Romanlarında da “Türk insanı ve Türkiye özeli” olgusunu ortaya çıkarmaya çalıştı. İlk kitaplarında daha çok köy ve köylü sorunlarına eğildi. Daha sonra Türk tarihinin ve özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı.

Darbe suçlamasıyla tutuklanır

Kemal Tahir, 15 Haziran 1938’de tarihe “1938 Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası” olarak geçen yargılama sonucu tutuklandı.

Güya asker olan kardeşi Nuri Tahir vesilesiyle orduda yapılanan ve askeri darbe yapmaya niyetli bir örgüte mensup idi. 

Bu deli saçması iddialarla Kemal Tahir, Nazım Hikmet, Kerim Korcan ve Hikmet Kıvılcımlı gibi birçok aydın tutuklandı.

Mahkemenin saçmalığı ortaya çıkınca sanıklar çeşitli raporlarla salıverilmek istendi; ama Mareşal Fevzi Çakmak Paşa araya girdi ve sanıkların tahliyesini engelledi. 

Kemal Tahir bu müdahaleyi şöyle aktarır;

Atatürk öldüğü zaman biz mahkûm edilmiştik, fakat cezamız henüz tasdik edilmemişti. Nazım Hikmet, ben, Doktor Hikmet Kıvılcımlı hastalık bahanesiyle altışar, dörder ay raporla salıverildik. Bunu zamanın askeri cuntabaşı görünen Mareşal Çakmak duyunca kudurdu. Raporların zamanı tamamlanmadan bizi tutturup cezaevine kapattı.


Bu mahkûmiyet 1950 yılındaki Demokrat Parti affına kadar sürecek uzun bir mahkûmiyetin de başlangıcı olacaktı.

Tarihin cilvesi, Demokrat Parti döneminde hürriyetine kavuşan Kemal Tahir, arkadaşlarının aksine 1960 Askeri Darbesi’ne destek vermemesiyle de sıra dışı bir yerde durur.

Özellikle darbe sonrası uygulamaları şu sözlerle eleştirir; 

Nasıl bir rezillik bu yahu? Anayasada ‘Cumhurbaşkanları vatan ihanetinden başka hiçbir şeyden sorumlu değildir’ diye yazarsın. Sonra gece yarısı basarsın Çankaya’yı, elini kolunu bağlayıp denizlerin ortasında bir adaya atarsın!

Adama kim bilir neler yaparsın ki canından bezer. ‘Acaba bel kayışı ile asılıp kurtulmanın yolu yok mu?’ diye olmaz işlere koşulur… Beni dehşetli ürküten bir şey var bu olayda…

Komitacılıktan yetişmiş, politikada pişmiş Bayar gibi bir adamın az buz işlerde canına kıyması düşünülemez! Demek eziyet ettiler adama! Zora koştular, canından bezdirdiler sonunda…

Sen ne susuyor, suçlu suçlu önüne bakıyorsun? İşkenceye, zulme uğrayan sen, ben olsaydık, o zaman susmaya belki hakkımız olabilirdi. Ama zulüm yapıldığını, işkence edildiğini görüyor, biliyorsak, bizim susmaya hakkımız olamaz!

Biz bağırmalı, bunun namussuzluk olduğunu yere göğe haykırmalıyız…

… İnsanı, insanlıktan çıkaran bir yönetim, hangi mazereti, hatta hangi meşruiyeti olursa olsun, benim karşıma almayacağım bir sistem olamazdı.

… Bir insanın canından bezdirilmesini, namussuzluğun en büyüğü sayıyorum. Benim dünyaya ve insana bakışım bu!

Üstelik Kemal Tahir, bunları söylemesine karşın 6-7 Eylül Olaylarının sorumluluğu da kendisinin üzerine yıkılmaya çalışılmıştı.

Hulusi Dosdoğru, “6/7 Eylül Olayları” isimli eserinde cereyan eden hadiseyi ve korkunç ithamı şöyle aktarır; 

Polis sabıka defterinden bulduğu isimlere göre topladı bizi. Kemal Tahir de polisçe komünist bilindiği için içeri alındı. Sudan sebeplerle bizi içeri aldılar ve taş odalarda yatırdılar.

Harbiye’nin koridorlarında ilk kez karşılaştığımızda Kemal bana, ‘Haberin olsun çok büyük tehlike geçirdik, ama hâlâ tehlikeli açmazın içindeyiz. Bu kadar sorumsuzca suçlanmanın arkasında kancıkça bir oyun yatıyor, bu oyunu dünya yutmaz. Türkiye’de solun ayni anda İzmir, Ankara’da ve İstanbul’da ortalığı ayağa kaldırmaya gücü olmadığını dünya biliyor. Bunu dünya yutmaz, bunlara kimse inanmaz. Biz bu noktadan kurtuluruz’ dedi.”

İçeri alınmamıza doğru teşhis koymuştu.

Türk romanının büyük ismi Kemal Tahir; ‘Devlet Ana’, ‘Kurt Kanunu’, ‘Esir Şehrin İnsanları’ (Üçleme), ‘Sağırdere’ ve ‘Bozkırdaki Çekirdek’ gibi eserleriyle Türk romanının adeta çehresini değiştirdi.

Sultan Abdülhamid’in hediye ettiği bir evde dünyaya gelen Tahir, alışılmışın dışında bir solcuydu.

Kemal Tahir Eserleri (Kitapları)


Hikâye
Göl İnsanları (1955)
Roman[değiştir | kaynağı değiştir]
Sağırdere (1955)
Esir Şehrin İnsanları (1956)
Körduman (1957)
Rahmet Yolları Kesti (1957)
Yediçınar Yaylası (1958)
Köyün kamburu (1959)
Esir Şehrin Mahpusu (1962)
Kelleci Memet (1962)
Yorgun Savaşçı (1965)
Bozkırdaki Çekirdek (1967)
Devlet Ana (1967)
Kurt Kanunu (1969)
Büyük Mal (1970)
Yol Ayrımı (1971)
Namusçular (1974)
Karılar Koğuşu (1974)
Hür Şehrin İnsanları (1974)
Damağası (1977)
Senaryo
Haremde Dört Kadın (1965, Halit Refiğ ile birlikte)
Mektup
Kemal Tahir’e Mapusaneden Mektuplar (Nâzım Hikmet’le yazışmaları)
Notlar / K. Tahir Vakfı çalışmaları
1950 Öncesi Cezaevi Notları
1950 Öncesi Şiirler; Ziya İlhan’a Mektuplar
Batılaşma
Çöküntü
Kitap Notları
Mektuplar
Notlar / Osmanlılık / Bizans
Roman Notları 1; Topal Kasırga / Darmadağın Olan Devlet
Roman Notları 2; Batı Çıkmazı
Roman Notları 3; Patriyot Ömer / Gülen Azap Çıkmazı
Sanat edebiyat 1
Sanat edebiyat 2
Sanat edebiyat 3
Sanat edebiyat 4
Sosyalizm, Toplum ve Gerçek

Kaynak: Independent Türkçe

Yorum Yap