BOL OKUMALI BOL SECDELİ BİR HAYAT –BAŞAK TEMUR

‘Asım’ın nesli diyordum ya! Nesilmiş gerçek…’

Asımlar tükenmedi, tükenmeyecek! Ortaokul 7. sınıfa giderken tanıştım rahmetli Asım Gültekin hocayla. Okulumuzun okuma grubunda bulunan öğrencilere sürpriz olarak bir yazarın okula geleceği söylendi. Fakat kimin geleceği sır gibi saklanıyordu. Okuma projesinin sorumlu öğrencisi olmama rağmen benim bile kimin geleceğinden haberim yoktu. Herkes gibi heyecanla bekliyordum. Derste öğretmenimin beni bir dosya almak için öğretmenler odasına göndermesiyle Asım Gültekin’in okula gizlice getirildiğini gördüm. Fakat kimse sürprizi öğrendiğimi bilmesin diye saklandım. Okulumuzun müdür yardımcısının Asım Gültekin hocayı, müdür odasına bırakıp bir şeyler ikram etmek için oradan ayrılmasıyla ben de fırsattan istifade Asım hocanın yanına giderek onunla tanıştım, heyecanlı ve stresliydim. Çok hoşsohbet, çok sakin, çok nahif bir insandı. Müdür yardımcısı yanımıza geldiğinde şaşkına dönmüştü ve beni sınıfıma gitmem için dışarıya çıkartacaktı ki rahmetli Asım hoca izin vermedi:  “Bu kızımız buraya kadar geldi ve benimle özel olarak tanıştı, bırakın kalsın onun nasibinde benim kelamımı dinlemek de varmış.” dedi ve beni geri yanına davet etti. Yaklaşık bir ders saati kadar sohbet ettik, nasıl geçti onca zaman anlamamıştım.

Asım Gültekin gençlere, onların fikirlerine, düşünce tarzlarına, yaşamlarına elinden geldiğince dokunmaya çalışırdı. Bu konuyu kitabında başlıca ele aldığı bir bölüm bile mevcut. “Çıkıp gel artık secde gençliği.” diyordu. Cemal Balıbey’in dediği gibi O, “Gençlerin sağlam duruşlu ağabeyi” idi. Sürekli gençler ile hemhal olurdu, dertleri ile dertlenirdi. Ubeydullah Erdoğan kitabında  Asım Gültekin için “Ne zaman başımız sıkışsa heybesinden derman çıkarır verirdi. Derman bulması için derdinin olması şart değildi, bir bakmışsınız size dert bulmuş derman için yardım ediyor.” diyordu. Böyle muteber bir şahsın ardından böyle hoş, böyle manidar bir tanımda bulunması ne kadar da güzel. İşte Asım Gültekin gençlere öyle bir dokundu öyle onları sahiplendi ki artık bu dünyada olmasa bile kendinden geriye harika gençler, harika yıldızlar bırakıp gitti. Ali Sözer de: “Çok konuştuk, hayaller kurduk, beraber kitaplar okuduk” diyor. Asım Gültekin de her zaman için  kendine ve çevresine nasıl davranırsa insanların da o davranışları örnek alacaklarını çok iyi biliyordu. Kitabında “İki kafa dengi arkadaşını bul, anlaş onlarla. Bir kitap seçin, haftada bir buluşarak o kitabı bitirmeye çalışın. Ama hadis kitabı olur ama tefsir olur ama şiir ama tarih kitabı olur…  Kitabınızı okurken birbirinizle müzakerede bulunmayı da ihmal etmeyin. Sizin hayırlı  bir iş yaptığınızı görenler size özensin. Kitabınızı okuyup ardından bitmeden halkası dağılanlardan olmamaya dikkat edin!” diyor. İlim bitmek tükenmek bilmeyen bir hazinedir. İşte Asım hoca da biz gençlerin bu hazineden elimizden geldiğince dolu çıkmamızı istiyordu. Ve bunun içinde hep teşviklerde bulundu.

   Okumanın iman etmenin güzelliklerinden bahsetti bol bol.  Bana şöyle demişti:  “Sen okuyorsun belli, bunu hiç bırakma  sen ve senin içinde bulunduğunuz kuşak bu dünyayı değiştirecek. Okuyun, doğruyu okuyun, Hakk’ı okuyun onun yolundan şaşmayın Allah’ın Sevgili Peygamberimize bile ilk emri “oku” idi. Şimdi sıra sende, sıra sizde, biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ve Allah ömür verdikçe bunu yapmaya devam edeceğiz. Sizler de Hakk’ın yolundan gidin Alnınız secdede gözleriniz kitaplarda olsun.” demişti. Şu an fark ediyorum da ne de güzel söylemiş. Tabii bu bana verdiği nasihatlerden sadece bir kaçıydı. Onun tavsiyeleri derya denizdi…         

Bu konuyla alakalı kitabında “Artık bir besmele çek ve bir arkadaşınla bir kitabı eline al; onu birlikte okumaya başla. İnan, çok şey değişecek! Alnında secde izleri olan insan güzellerini ara bul yeter ki…” İnşallah bulacağız, inşallah!

            Bana çantasından ‘Alışmak Ölümüne Karşı’ kitabını imzalayıp hediye etti. İmzasının altına ise “Başak’a bol okumalı bol secdeli bir hayat…” cümlesini adeta nakşetmişti. Muhabbetimizin sonunda bana:  “Seni ve senin gözlerindeki ışığı unutmayacağım.” dedi ve gitti. 

Son cümlesinde bile bana dokunmayı başarmıştı, yine bir genci kendine hayran bırakmıştı. Ben de seni unutmayacağım Asım Öğretmenim. Ben de seni unutmayacağım…

BAŞAK TEMUR

Sıradaki içerik:

BOL OKUMALI BOL SECDELİ BİR HAYAT –BAŞAK TEMUR

%d blogcu bunu beğendi: