Güzel SURUÇ Narı

 Güzel SURUÇ Narı

Güzel Suruç Narı

Anavatanı olan Mezopotamya’da Suruç ilçemizde binlerce yıldır üretimi ve tüketimi yapılan nar, kültür tarihinin en eski olan meyve türlerinden birisidir. Bereket meyvesi olarak bilinmekle birlikte sıcak bölgemizde sınırlı bir şekilde yetişebilen Suruç narının dünyada ve ülkemizdeki yetişen hiç bir Narın Suruç narı kadar güzel tadı olmadığı kesindir.

 

Yaklaşık M.Ö.2000 yıllarından itibaren yetiştirildiği bilinir. Özellikle Mezopotamya’ya özgü bir bitkidir nar, lakin tarih boyunca göç doğudan batıya doğru gittiği için göç dalgalarıyla birlikte dünyanın bir çok bölgesine gitmiştir.

Nar Tanesi isimli kitabım tarihi aşk romanımda Suruç Narı ile özdeşleşmiştir. Mezopotamya, kültüründe, edebi kaynaklarda sıkça sözü geçen ve sembolik önemi ön plana çıkan nar doğum, ölüm, hayat, bereket ve bolluğu simgeler. Fenike’de yerel ismi “rimmon”dur. Sümerler’de “nu-úr-ma” Med dilinde hınnor Ur döneminden itibaren), Akkadlar’da “nurmû” ya da “lurmû”, Aram dilinde “rimmônā”, Ugarit’te “Irmn[m]” olarak geçer.

Güzel Şanlıurfa mızın kendine özgü çok kıymetli kaynakları var. Özellikle’de Suruç ilçemiz’de bunlar yerli yerince değerlendirilebilirse, tüm şehir bundan faydalanır ve ekonomik açıdan bölgenin de kalkınmasına vesile olur. Diğer il ve ilçelerimizede ışık tutmuş olur. Bu kaynakların ciddi ve koordineli bir şekilde işlenmesi, bölge ile de sınırlı kalmayarak ülke ekonomisinin ciddi gelir kapılarından biri haline gelebilir. Oysa tablo, arzu ettiğimiz bu noktadan hayli uzak

Suruç’ta nar ekşisi

İnce kabuğu, mayhoş tadı, kırmızı taneleriyle dünyanın en iyi narı olan Suruç Narı hasadıyla organik nar ekşisi yapılır.

Türkiye’nin en önemli sofralık nar üretimi merkezi konumunda olan Suruç Narlarından elde edilen organik nar ekşisi yapılır. Suruç Ovası’nın bereketli topraklarında yetişen narların toplanmasıyla yoğun bir hazırlığa girişen çiftçilerimiz, önce meyveyi ortadan ikiye ayırır. Sopa yardımıyla kabuğundan ayrılan nar tanelerini çuvallara doldurarak sert bir zemine yerleştiren annelerimiz bacılarımız bunları çiğneyerek suyunu çıkarır. Bakır kazanlara konulan nar suyu, saatler süren kaynatma işleminin ardından şişelenerek soğumaya bırakılır. Bin bir zahmetin alın terinin emeğin ardından hazır hale gelir.
Nar üzerine son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda; içermiş olduğu antioksidantlar, polifenolik maddeler ve C vitamini içeriğinden dolayı fonksiyonel gıdalar grubuna alınmıştır. Narın bu özelliklerinin ortaya çıkmasının üretim konusunda büyük bir etki yapılması gerekmezmi Türkiye, de en çok üreten ihracat eden dünyada en fazla nar üreten ülke olmamız gerekmezmi. Ülkemizdeki ekolojik koşulların uygunluğu, arazi miktarının çokluğu ve iç-dış talepler üretimimizi hızlı bir şekilde artırması gerekmezmi . Son istatistiklere göre, Türkiye nar üreten ülkeler arasında Suruç’ta üretilen Narı ülkemizde ve yurtdışına pazarlanmak markalaştırmak İlimizde ilçemizde bütün tarım ürünlerimiz için özellikle bir Fıstık ve Nar borsasının olmaması, işleme tesislerinin bulunmayışı Güzel şehrimiz için hem büyük bir kayıp hem de büyük bir ayıptır.

Üretim iller bazında incelendiğinde; Antalya Türkiye üretiminin %37,9 karşılar. Antalya’yı sırasıyla Muğla, Denizli, Mersin, Gaziantep, Aydın, Hatay, Adana izler en son Şanlıurfa gelmektedir . Afınıza sığınarak Buğday ambarında aç olan tavuk gibiyiz, definemiz hazinemiz var , ama para etmiyor . Neden bir edet işletim tesisi halkımın elinden tutacak ilgili bir kurum yok kooperatif yok
Haktan revamıdır bu millete, oysa ülkemizin en genç nufusunu barındıran ŞANLIURFAMIZ tarımsal ekonomik yönden kalkınarak iş istihdamı yaratılarak ilimizin ilçelerimizin işsizliği önlenilebilir, Ümrünün yarısını gurbette inşaatlarda farklı sektörlerde geçiren gençlerimize sağlıklı bir yaşam hakkı tanınmalıdır. Şunuda belirtiyim açlık yokluk sefalet bir milletin kaderi değildir.

Bereket ve Bolluk

Binlerce yıldan beri kültürümüzde nar, bolluk ve bereket simgesi olarak kullanılmıştır. Antioksidan ve doğurganlığı arttırma gibi özellikleri olan bitki, antik dönemde ve günümüzde çok sayıda bilimsel çalışmaya konu olmuştur.

Bu konular dile getirilmeli ki, ilgili kurum ve kuruluşlar çözüme odaklansın.
Olması gerekenler yapılsa umut ederimki diğer illere, ilçelerede ışık tutar örnek olur. Tarihi, Coğrafi, kültürel bütün değerlerimize sahip çıkmak gerekir. Memleketimizi evimiz gibi görmeliyiz, bu yüzden sahip çıkmak hepimizin ortak vazifesi. Çünkü Suruç bir tane ve başka da Suruç yok…

En içten Saygı ve Sevgilerimle
Vesselam

RECEP FIRAT
ARAŞTIRMACI HALK YAZARI

Yorum Yap