Neden İnanıyorum

 Neden İnanıyorum

“İnançlı ailelerin inançsız çocukları” şeklinde bir manzarayla karşı karşıyayız.  “Deizm artıyor!” haberlerine de pek uzak değiliz. Peki hiç düşündünüz mü annesi babası Müslüman olan bu gençler nasıl ateist, deist, agnostik (dinsiz) olabiliyor? Müslüman olarak bilinen bu vatanın çocukları nasıl dinden çıkıp, bu dine ve inananlara düşman olabiliyor?  Dini kötü lanse edenler, körü körüne inanan ve inanılmasını telkin edenler, “Sorgulama, itaat et!” mantığında olanlar, bilim ve din birbirine düşman iki olgu gibi bir algıya kurban gitmeleri, misyoner ateist sitelerinin yaptıkları çarpıtmalara inanmaları gibi pek çok sebebi olsa da en önemli sebebi; neden inandığını bilmemektir.

Sanmayın ki bu gençler dinden uzak bir hayat yaşıyordu. Evet, içlerinde böyleleri olsa da dine bağlı bir hayat yaşadığı halde dinden çıkan gençler mevcut.

 

Bu gençleri ateist yapan, üst kısımda belirtilen nedenler gibi pek çok neden sayılabilir olsa da en önemli sebep; taklidi bir inanca sahip olmaları, yani neden inandıklarını bilmiyor oluşlarıdır. İşte, bu kitapta neden inandığını veya neden inanman gerektiğine dair Allah’ın izniyle deliller sunulacak, aklına takılmış ve takılacak birçok sorunun cevabı verilecektir. Değerli okuyucu, lütfen kendine “Neden inanıyorum?” sorusunu sorarak okumaya başla.

Giriş

 Ülkemizde deizmin ya da kısacası nonteizmin artma nedeni, günümüz gençlerinin neden inandığını veya inanması gerektiğini bilmemeleridir. Dogmatik bir inanış biçimine sahip olmaları dışında özellikle de sosyal medyada bulunan bilgi kirliliği sebebiyle gençler inançlarını kaybetmektedir. Bu konuda maalesef herhangi bir resmi kurumun yeterince açıklama ve çalışma yapmaması sebebiyle bu gidişat halen hızla devam etmektedir. Bu sebeple bizim gibi dini sorgulayan ve araştıran Müslümanlara bu gerçekleri anlatma sorumluluğu düşmektedir.

 

Bir insan inançlı veya inançsız olabilir elbette. Sonuçta Kur’an, bize inanç özgürlüğü olduğunu çeşitli ayetlerde belirtmektedir (bkz. Bakara 256, Yunus 99). Fakat günümüzdeki gençlerin çoğunluğu araştırarak, sorgulayarak veya bilinçli olarak inançlı veya inançsız olmayı seçmemekte; aksine kulaktan dolma bilgilere din yaşayıp, inandıkları din hakkında bilgiye sahip olmadıkları için akıntı kendilerini nereye sürüklerse oraya gitmekteler. Bu kitaptaki amacım; kanıt arayanlara kanıt, sorusuna cevap arayanlara cevap sunmaktır. İnanan neye inandığını, inanmayan neyi reddettiğini bilsin.

Bu kitapta mümkün olduğunca yeterli ve özet olarak varlık konusunda rasyonalizmin doğruluğundan yaratıcının varlığına; deizmden teizme, teizmden de İslam’a kadar olan argümanlar, itirazlar ve sorulara herkesin anlayacağı bir tarzda rasyonalist (akılcı) bakış açısıyla değerlendirilecektir. Sorgulamaya başlayan her yaştan insanların anlayacağı detaylı bir anlatım olacaktır.

İlk olarak “Bir Müslüman sorgulayabilir mi?” sorusu ile başlayalım. Çoğu Müslümanın ve dini eleştiren nonteist kesimin düşündüğünün aksine; İslam sorgulamayı yasaklamaz, hatta sorgulamayı çeşitli ayetlerde emreder. Kur’an, sorgulayan bir Müslüman örneği olarak bize Kehf ashabını ve Hz. İbrahim’i örnek gösterir.

Kehf Suresi’nin 15. ayetinde, Ashab-ı Kehf’in içlerinde bulundukları milletin inançları konusunda “Onlara [Tanrı edindikleri şeylere] karşı açık bir delil getirmeleri gerekmez miydi?” diyerek sorguladıkları anlatılır. Kur’an, bu olayı bize hikaye amaçlı anlatmaz; onların bu tavrını bize örnek olması için yani sorgulamamızı istediği için anlatır.

Yorum Yap